hiç bir hareket olmadı. olduysa da ben görmedim. sabit duruyorum. görebildiğim 180 derecenin simetrisinde olduysa bilemem. o yarıküremde de (kafamın arkası oluyor) gözlerim olsa yine bilemem. saçlarım kapatırdı gözlerimi, yine göremezdim.
the end and the beginning
19 Aralık 2011 Pazartesi
11 Kasım 2011 Cuma
özel birşey değil
sarhoş olmasan bile sarhoş taklidi yap. nasılsa inanıyorum. sarhoş olamazsan bu da dert değil. nasılsa doğuştan öylesin. ihtiyaç duymamanın nedeni de bu. ah ejderhacık! aklıma gelir miydi ruyama gelmediğin gece kendimi kuş gibi hafif hissedeceğim? yine de ağırlığın daha iyi hissettiriyor. türdaşlarına kızıyorum. bir de bazen, ama sadece bazen aynı şeyi yüz kez söylemekten sıkılıyorum. ciddileşince geriliyorum. gerilince saçmalıyorum. sonra kendime gülüyorum, ama bir tek ben gülüyorum. evren güldüğüm şeyi merak eden canlıları şahsıma özel sunağında karşıma dikiyor. hepsi bu.
öncesi böyle işte.
üzülme, geçmeyecek şaşkınlığım. parmaklarım beni kandırdı. bu sorun değil. ben de onları kandırıyorum bazen. şapşal şeyler hemen de kanıyorlar. nasıl kanıyorlar böyle kırmızı kırmızı görsen hiç üşenmez, hemen sen de hayret edersin.
öncesi böyle..
hep ateş nedenleriyle birlikte. bir bunlar var elimde, bir de omzumda taşıdığım parmaklarımın tanıdığı, benim yabancılaştığım adsız kahraman. sonrası? sonrası "fena halde leman"
flowers in december
öncesi böyle işte.
üzülme, geçmeyecek şaşkınlığım. parmaklarım beni kandırdı. bu sorun değil. ben de onları kandırıyorum bazen. şapşal şeyler hemen de kanıyorlar. nasıl kanıyorlar böyle kırmızı kırmızı görsen hiç üşenmez, hemen sen de hayret edersin.
öncesi böyle..
hep ateş nedenleriyle birlikte. bir bunlar var elimde, bir de omzumda taşıdığım parmaklarımın tanıdığı, benim yabancılaştığım adsız kahraman. sonrası? sonrası "fena halde leman"
flowers in december
3 Kasım 2011 Perşembe
"ölü bir adama"
bir gün böceklenirsem ve böcekler bir yerimi yemeye karar verirse, en çok nerem biterse üzülürüm diye düşündüm. kalbimi kemirirlerse üzülürdüm sanki. bazen atıyor, seviniyorum o zaman. kıkırdar gibi bir gülümseme dökülüyor içimden. bu riski göze almak istemiyorum. farkettiğimden beri kalbim yokmuş gibi davranıyorum.
bir de köprücük kemiğim kemirilirse üzülürüm. gıgıldayamam diye olmalı. yaşam daha az eğlenceli olur.
salyangozumu bu sıralamanın dışında bırakıyorum. hiç bir canlının azıcık kalan dengemi de benden esirgeyecek kadar insafsız olacağına hâlâ inanamıyorum ya, ondandır herhalde.
back to black
bir de köprücük kemiğim kemirilirse üzülürüm. gıgıldayamam diye olmalı. yaşam daha az eğlenceli olur.
salyangozumu bu sıralamanın dışında bırakıyorum. hiç bir canlının azıcık kalan dengemi de benden esirgeyecek kadar insafsız olacağına hâlâ inanamıyorum ya, ondandır herhalde.
back to black
26 Ekim 2011 Çarşamba
rüzgar sen misin? ah beni şapşal! her çınıyı ejderham sanıyorum.
yıllar yıllar önce uyarmıştı koskoca kitapçıda rastgele elimi attığım bir kitapta, öylesine açtığım bir sayfanın gözüme görünmeye karar veren cümlesi; kurtarıcısı ejderha olan prensesten mutlu son beklenmez diye. kitabın adını bile hatırlamıyorum. neyse ki kimseyi dinlemiyorum.
bangbang
yıllar yıllar önce uyarmıştı koskoca kitapçıda rastgele elimi attığım bir kitapta, öylesine açtığım bir sayfanın gözüme görünmeye karar veren cümlesi; kurtarıcısı ejderha olan prensesten mutlu son beklenmez diye. kitabın adını bile hatırlamıyorum. neyse ki kimseyi dinlemiyorum.
bangbang
6 Eylül 2011 Salı
10 Ağustos 2011 Çarşamba
gecenin bu saatinde enterpranaanaunaurşip üstüne bişeyler okumak zorunda bırakılmama ben de şaşırıyordum bilog; tabiki de o anda da aklıma şimşek çaktı şimşeğin adı da bilogdu. sosyal olması gereken enterpranaunaunaurşip zaten sosyal değildi, direk enterpranurshipti de birden gözüme freud ilişti. freud beni dürtünce farkettim ki zaten de okumuyormuşum, öyle sıradan dizeleri takip ediyormuşum. zira metin içinde geçen tek sosyal yoktu. sosyolojinin sosy'si vardı ama o da sosyal olamamıştı gariban. ama harbi, tut ki ben dışlamadım metni içinde sosyal geçmiyo diye, tut ki hem sosyal hem girişken bi metin, o freud un orda ne işi var anlamadım. o yuzden haklı bi şimşek çakı'm oldu bence. dört sene freud gördüm, ölsem onu oraya koydurtamam. dümdüz düşünesim var freud u oraya hangi kafayla koymuş diye. çok sosyal girişesim var bi de ve bu gece sabahlayacak dişilerden biri de benim. değiştirebiliyosan bi el atsan ya da algı yollarımı açsan ne güzel olurdu. nefes sesi dahi çıkarmadan uyurdum o zaman bence.
time will show me
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
